|
GLOBUS: Ekolojik tarım denince Türkiye'de bitkisel üretim akla geliyor.Dünyada hayvansal ürünlerde ekolojik üretim yaygın .Dünyada hayvansal ürünlerin ekolojik üretimine nasıl gelindi ?
TÖMEK: Ekolojik tarıma genel olarak bakıldığında insanların tarımda düştüğü bataklıktan çıkmak için başvurdukları bir yoldur ekolojik üretim. Hayvansal üretimi arttırmak için özellikle Amerika'da hormon ve ilaçlara dayandılar ve zorlama ile bu iş yapıldı. Verimliliği artırmak için yaptılar ama tam tersi verim düştü.İneklerde sağmal ömür 2,2 yıla kadar düştü. Oysa 5-6 yıl olması gerekiyor. Sağmal ömrün kısalması demek o hayvanın çabuk elden çıkarılması demek. Ayrıca döl veriminde büyük düşüş oldu. Bu gelişmeler hormon ve ilaç kullanımın sorgulanmasını getirdi. Çünkü genetik yönden de birtakım zorlamalar oldu.son 30 yılda hayvanların genetik olarak verim kapasiteleri yüzde 30 oranında artırıldı. Bunlar hep zorlamayla oluyor. Verim artıyor ancak ömrü kısalıyor. Bu bataklıktan çıkamk için ekolojik üretim gündeme geldi. AB uyanık davrandı yıllar önce hormon kullanımını yasakladı.
GLOBUS: Türkiye'de hormon kullanımı yasak değilmi ?
TÖMEK: Yasak .Zaten yasak olmasa da ekonomik zorluklar nedeniyle üretici bunları alıp kullanamıyor.
GLOBUS: O zaman Türkiye'nin ekolojik üretim yapma şansı daha yüksek değilmi ?
TÖMEK: Türkiye ciddi bir örgütlenmeye gidebilirse ve üretici, sanayici, ihracatçı işbirliği sağlıklı kurulabilirse şansı çok yüksek. Ekonomik krizden çıkmak için çok önemli bir fırsat var önünde. Çünkü Anadolu toprakları bomboş ve derhal ekolojik üretime geçilebilir. Biliyorsunuz normalde ekolojik üretime geçiş için 3 yıllık bir geçiş süreci var. Türkiye bu süreci 1yılda geçebilir.
GLOBUS: Bu fırsatı değerlendirmek için ne yapmalı ?
TÖMEK: Öncelikle ciddi desteklemelerle bir pazar araştırması yapılmalı AB'de ekolojik ürün pazarı yıllık yüzde 30-40 büyüme gösretiyor. Bizim için çok önemli bir pazar: Ekolojik hayvancılık en yüksek getiriyi sağlayan üretim biçimi.
GLOBUS: Ekolojik tarımda bitkisel üretimle hayvansal üretim birbirinr tamamlayan ve birbirinden beslenen bir yöntem değil mi ?
TÖMEK: Aslında ekolojık hayvancılık bitkisel üretimin bir parçası.İkisi birlikte yapıldığı zaman ekonomik getirisi çok yüksek oluyor. Son zamanlarada büyük şirketler, holdingler hayvancılık sektöründe ciddi yatırımlar yapıyorlar. Bu yatırımların birçoğunu biz projelendiriyoruz. Belli guruplar hayvancılıkta geleceği görmeye başladılar. Burada yanlış bir endişe var. Ekolojik üretimle verimin düşeceği sanılıyor. Oysa Anadolu topraklarının yarısı boş, verim düşmesi biryana verimi arttırmak mümkün. Ekolojik hayvancılıkta doğaya saygı esas. Ekolojik hayvancılıkta yemin ekolojik olarak üretilmesi gerekiyor. Bu nedenle bitkisel üretimi yem bitkisiyle münavebeli yapılaması mümkün.
Ekolojik hayvandan gelen ekolojik gübreyi de ekolojik bitkisel üretimde kullanmak mümkün. Bu nedenle ekolojik olarak yapılan bitkisel üretimle hayvansal üretimin birbiriyle uyumlu yapılması gerekiyor. Yakında ekolojik bitksel üretimde ekolojik gübre ihtiyacı büyük boyutlara ulaşacak, eğer ekolojik hayvancılık yapmazsak bu gübreyi de ithal etmek zorunda kalacağız.
GLOBUS: Bu söylediklerinizden ekolojik hayvansal üretim için Türkiye'nin zaman kaybetmeden harekete geçmesi anlamı çıkmıyor mu ?
TÖMEK: Bu alanda büyük boşluk var. Şimdi Doğan Holding çok büyük bir proje başlattı. Kelkit'teki tesisleri bu alanda çok ciddi bir model olacak. Bu tür yatırımlar bölgesel kalkınmayı da beraberinde getiriyor. Bizim daha önce Saray Halı'nın sahiplerine Kayseri Develi'de kurduğumuz 600 başlık hayvancılık tesisi bu yörenin kaderini değiştirdi, günlük süt üretimi 15 tondan 100 tona ulaştı. Kelkit Projesi bu anlamda bir modeldir. Ayrıca ihracat şansı çok yüksektir.
GLOBUS: Kelkit projesinde sizin rolünüz nedir ?
TÖMEK: Biz projenin danışman firmasıyız. Projenin alt yapısı bu sene tamamlanacak. Seneye de ilk üretim başlayacak. Burada sözleşmeli üretim yapılacak .Çiftçilerle sözleşme yapılıyor. Tesisi için gerekli üretimi karşılamak için 70-80 bin hektarda üretim yapılacak. Bu üretim ekolojik olduğu için boş araziler ilk kez kullanılacak. Yöre insanı için bu çok önemli bir gelişme. Boş duran arazisi üretime katılacak. Bu arada paketleme, ambalajlama, taşımacılık gibi yan sektörler gelişecek. Bu tesisler yaygınlaştıkça ekolojik hayvancılık ülke ekonomisine büyük katkılar sağlayacaktır.
|