|
Tömek, "Türk tarımında hayvancılık son yıllarda çok kan kaybetti, ancak buna rağmen en iyi kârlılık sağlayan tarım kollarından biri olmaya devam ediyor. Bu cazip durumu nedeniyle başta büyük holdingler, sanayici ve işadamları ile genç yatırımcılar bu sektöre yöneldi" dedi.
Türkiye'nin her yanından gelen çiftlik kurma isteklerine yanıt verdiklerini anlatan Tömek, besicilik ya da süt sığırcılığı alanında hizmet verecek çiftliklerin, müşterilerin istekleri ve sermayesine göre şekillendirildiğini ifade etti.
Çiftliklerin inşaatına karışmadıklarını, ancak ekipman, hayvan alımı, üretim modeli ve pazarlama stratejilerinin geliştirildiğini belirten Tömek, şöyle dedi:
"Dünyada yaygın olan bu sistemi Türkiye'de tek biz yapıyoruz. Gelişmiş ülkelerde hayvancılık kulaktan dolma bilgilerle yapılmıyor.
Bu işi uzmanlara bırakıyorlar. Bu hem daha karlı hem de riski en aza indirmek anlamına geliyor. Çiftçi ile köylü aynı kavramlar değil.
Bizde köylü aynı zamanda üretici olarak algılanıyor. Oysa köylü olmayan da tarım üreticisi olabilir. Son yıllarda ülkemizde bu anlayış gelişiyor."
Türkiye'de yılda 2,5 milyon baş hayvanın besiye alındığına işaret eden Tömek, hayvancılıkta besicilik kadar yem bitkisi üretiminin önemli olduğunu, büyük-küçük tüm çiftlikleri kendi yemini üretir hale getirmeyi birinci hedef seçtiklerini söyledi.
Tömek, 100 sağmallık ineği bulunan 2 bin 100 metrekare kapalı alana sahip bir çiftliğin metrekaresinin 35-40 milyona mal olduğunu, süt sağım makinaları teknolojisi ve hijyen ortamı ile ilgili isteklerin fiyatı etkileyebildiğini belirtti.
İthal hayvan yerine mevcut işletmelere yönelik hizmet vermeyi amaçedindiklerini dile getiren Ömer Tömek, en az 10 süt ya da besi sığırıile çiftlik kurduklarını, sayının müşterinin tercihi ile belirlendiğini kaydetti.
Eğitim çalışmasının da büyük önem taşıdığını anlatan Tömek, sahipve çalışanların mutlaka eğitildiğini, ayrıca veterinerlik ve diğer hizmetler konusunda da danışmanlık hizmetleri verdiklerini sözlerine ekledi.
|